KATMAN, restorasyon atölyelerinde yıllar geçirmiş bir ressamın, "duvar da bir tuval olabilir" fikriyle başladı. İlk pano, Cihangir'deki küçük bir kafenin çıplak arka duvarı içindi — akrilik zemin, yırtık gazete kağıtları ve annesinden kalan bir ipek eşarbın parçaları.
O günden beri tek bir şeyi değiştirmedik: her pano elde, katman katman kuruluyor. Fabrikasyon baskı yok, hazır tuval yok. Boyayı fırçayla atıyor, kağıdı elle yırtıyor, kumaşı hem yapıştırıp hem dikiyor, en sonda altın varak lekelerini tek tek yerleştiriyoruz.
Bugün ekibimiz üç kişi. Ev oturma odalarından kafe duvarlarına, otel lobilerinden ofis girişlerine kadar İstanbul'un dört bir yanında panolarımız asılı. Ölçüler hep ısmarlama; çünkü her duvarın ışığı, yüksekliği ve hikâyesi farklı.